ankarada aşık olmak zor iki gözüm

yarın şafak vakti düşlerimiz de bitecek…geceden kuru gıdaları ve hafif yükleri yanımıza aldık. 4 saat yol aldıktan sonra rüzgarı daha az alan bir yerde konakladık. şimdi muharebe alanına birkaç saatlik uzaklıktayız. çadırlarımız yağmur alıyor. rüzgar kuzeyden ve sert. bizlerin çarıkları ince. üşüyoruz…sabah saatlerinde birkaç saatlik uykudan sonra taaruza geçeceğiz. çetin olan mevsim koşullarının yanı sıra…

Söylesem tesiri yok..

Uzundur yazamıyorum. Ne kalem ne kağıt ne de kelimeler yetiyor hissettiklerimi aktarmaya. O kadar yoğun bir karmaşaya iteledi ki olanlar beni; ne olup biteni özetleyecek; buradan, bu sayfadan, duyuracak gücüm kaldı ne de maçta avazım çıktığı kadar bağıracak. Siyahla beyazın ortasında kaldım. Ne gözümü karartıp siyah olabiliyorum ne de istediğim kadar beyaz.. Gri olmayı aklıma…

ve 31 Ocak 2010 pazar, bu defa ah vah dememek için…

Nice pazarları gördük, okuduk ve en önemlisi yaşadık onları… O pazarların sonrası, belki de şimdiki sorunlarının başlangıcı oluyor ve ortaya bir sistem çıkıyordu…Rüzgar nereden eserse orası gösterilecekti…Ve bu sistemi memnun etmek adına bir kısım populistlikler yapılacaktı…Herkes politik oynamaya başlayacaktı, bilmeyenler de en kısa zamanda ögrenecekti, ortamlar kollanacaktı, karda yürünüp iz belli edilmeyecekti…Her soğuk pazar günlerinde…

ve 31 Ocak 2010 pazar, bu defa ah vah dememek için…

Nice pazarları gördük, okuduk ve en önemlisi yaşadık onları… O pazarların sonrası, belki de şimdiki sorunlarının başlangıcı oluyor ve ortaya bir sistem çıkıyordu…Rüzgar nereden eserse orası gösterilecekti…Ve bu sistemi memnun etmek adına bir kısım populistlikler yapılacaktı…Herkes politik oynamaya başlayacaktı, bilmeyenler de en kısa zamanda ögrenecekti, ortamlar kollanacaktı, karda yürünüp iz belli edilmeyecekti…Her soğuk pazar günlerinde…

ah şu pazar günleri – 2

1998 yılının 29 Mart’ında yine o pazarların birisi Akatlarda… Süleyman Seba bir ay önceki Mali Kongrede son kez aday olacağını ve oylara talip olduğunu açıklamıştı. Aralıksız 14 yıldır başkanlık görevini yürüten Süleyman Seba listesini Hasan Arat, Emin Önal, Affan Keçeci, Fahrettin Curoğlu, Cenk Koray, Murat Çelik gibi bazı isimlerle oluşturmuştu…Süleyman Seba’nın karşısında ise Beşiktaş Değişim…

ah şu pazar günleri – 2

1998 yılının 29 Mart’ında yine o pazarların birisi Akatlarda… Süleyman Seba bir ay önceki Mali Kongrede son kez aday olacağını ve oylara talip olduğunu açıklamıştı. Aralıksız 14 yıldır başkanlık görevini yürüten Süleyman Seba listesini Hasan Arat, Emin Önal, Affan Keçeci, Fahrettin Curoğlu, Cenk Koray, Murat Çelik gibi bazı isimlerle oluşturmuştu…Süleyman Seba’nın karşısında ise Beşiktaş Değişim…

ah şu pazar günleri

O pazarlar ki; yıkanmış önlüklerin ütü kokusu, Cenk Koray’ın Telekutusu, Bizimkiler dizisinin bitmeyen vasatlığının hükümdarlığı ve son ana bırakılmış ödevlerin karın ağrısıydı.Yine o pazarların akşamlarında büyük bir enejinin ve coşkunun ağır ağır sönüşü olurdu… O pazarlar ki; kaderlerini hep hava durumu belirlerdi…Bu yüzden uyanır uyanmaz havaya bakar o günü nasıl geçirecegimizi düşünürdük. Güzel bir hava…

Gidenler de Gelirler Birgün

Gelenler varmış uzaklardan,bir köyde yaşayan,Beşiktaş’ı gazete sayfalarından başka sadece aidatlarını ödeyenler aldıysa eğer paralı decoderlarda görebilen.Bir de adam varmış onları sahip sanan ve bu yüzden uğruna secdeye yatan,geldiklerinde önüne kırmızı halı seren,5 yıldızlı otellerin en kral odalarında ağırlayan,aman sahibin ayağındaki çarıklara çamur bulaşmasın diye Pazar günü,Akatlar’da ki kongreye İstanbul’un merkezlerinden servis kaldıran. Gidenler var birde…

sensiz geçen günlerin …

Metin Ali Feyyaz’ın tek bir kişi olduğunu düşünmeye başladığımız, pazar günleri herkesin banyo yaptığını sandığımız yıllarda, Şifo’nun ara pasında son vuruşu yapınca salondaki iki koltuk arasında duran vazonun kırılması ile birlikte şampiyonluğu yaşatıyor ve yaşıyorduk…Her ne kadar terlik korkusu yüzünden şampiyonluğu doya doya yaşayamasak da… Ev içerisinde kırmadık vazo, almadık kupa kalmayınca artık kendimizi sokaklara…

cehennemden önce son çıkış

ortalık yangın yeri, pus duman kaplı. şurda sayılı gün sonra beşiktaşın yakın zamandaki seneleri belli olacak. fikir alışverişlerini kapsayan yazılar bloglarda gazetelerde dönmekte, bunun yanı sıra dost meclislerinde daha koyu sohbetlerin konuları da bu, açık sözlerle belirtiliyor.gördüklerimiz ve göremediklerimizden sonra göreceklerimiz ve göremeyeceklerimizle ilgili, içerisinde büyük hayal kırıklıkları barındıran çok fazla söz var düne bugüne…