kara göründü kaptan, takke düştü kel göründü kaptan!

– kara göründü mü?
– he ya la! kara göründü!
– ulan sormasak söyleyeceğin yok…
– yok be vallahi denk geldi…

siz sormasanız söyleyeceğimiz yok, hoş söylesek tesiri mi var, kendi içimizde fuzuli isyanlarımız, sussak gönlümüz mü razı?
kopardılar bizden kara kara parçalar, karadan çok uzakta adalara bıraktılar. yerimizden yurdumuzdan, eşimizden dostumuzdan ayırdılar; biz vurulduk ve sen unuttun bizi ey halkım! kırmızıyla beyaz savaştı, biz beyazdık onlar kırmızı, bizi kanlarımızla kırmızı yapmaya çalıştılar; sen bunları unuttun ey halkım!
denizlispor maçı dendi mi sen geçen sene şampiyonluk maçını hatırladın, toraman’ın sol ayakla attığı golü hatırladın, havaalanındaki “uçalım göklere” posterini hatırladın, yanan meşaleleri ve dün gece sevgilinin aradığını hatırladın…
stadda yankılanan “büyük başkan” sesleri içinde “yeter!” dediğimizde bizi linç etmek isteyen dernek abiciklerini başkancıklarını hatırlamadın… renkler karışınca ve muharebe alanında kadınlar çocuklar kalınca iki gözü iki çeşme isyan ederek “ben burada ölürüm abi!” diye haykıran adamı hatırlamadın, “biz fenerli miyim” diye ortalıkta efelenen tiplemenin 3 gün sonra hakikaten de fenerliymiş olduğunu hatırlamadın! verilen yasakları, ortaya çıkan kırmızı atlı şovalyeleri, terör örgütü kurduğu halde emniyet tedbiri alınmayan yöneticileri hatırlamadın! kapıya resimleri konanları, kimliksiz girilmez yazılarını hatırlamadın! 2 kupayı hatırladın bir tek, vefasızlık yaptığını sanarak ürperdin titredin de, sen aslında unutkanlığından titredin… gel artık kendine!
92-93 sezonundan daha kalleşçesi o gün o akşam tezgahlandı! yanlış şeyleri unutmadın unutturmadın, yanlış kişilere hırs yapıp ağladın! içerdeki çürükler, yönetimdeki hileler çatırdayan bu çınarı kemirmeye devam etti! kendi yazdıklarını bozdukça baştakiler alkışlandı, yiğitler ölünce meydanlar sessiz kaldı; bir kongre günü köylüsüyle dayandı kapıya aday olanlar; bir de baktın her sandıkta birden kazandı!
kendi yazdıklarını silince alkışlandılar!
zengin ettikleri adamları kovunca iş yapmış sayıldılar; unuttukları şubeleri hatırlayınca, yerin dibine vurdukları beşiktaş değerlerini ağızlarına alınca, şampiyonluktan başka beşiktaşın hedefleri ve vefa gösterilmesi gereken şeyleri olduğunu iki satır yazıp üçüncü satırda unutturunca, kırmızı çeteleriyle yıllar boyu kirlettikleri tribünü temizlemeye çalışınca, fahiş fiyata sattıkları biletleri normale çekip halkın takımı olduklarını hatırlayınca, anlamsız seçim sonrası pişmanlık ve özürlerini sununca yeniden, hep olduğu gibi, böyle midesizce böyle beyinsizce ve böyle zihniyetsizce affedildiler!
sen unuttun ey halkım, biz vurulduk, sen unuttun! en derindeki kurşun çetenin teröristlerin sıktığı kurşun değildi, senin unutmandı! ölürsek ey halkım, bu kara dünyada kaybolup gidersek, birgün hatırla sen bizi!
denizli dendi mi içimizin sızladığını ve denizli maçından bu yana bir daha hiç takıma dönemediğimizi hatırla!
sana unutturmama sözü verenlerin, senin için olayları araştıracağına dair ant içenlerin hepsinin şimdi o çetenin liderlerinin emri altında silah çattığını unutma!

kara ulan! bak o günün öncesi karaydı, ama bir parıltı vardı ve aydınlanırdı! o gün güneşi çaldılar, bir minare kılıfının içinde gümrükten geçirip en tenha kuyunun dibine attılar! şimdi kara bu cephe, şimdi güneş almıyor, şimdi iklim sıcağa yanaşmıyor, şimdi çiçek börtü böcek bereketini bu toprağa veremiyor!
takkeleri yasakladılar, artık kele kel demek de yasak…
umudun adı beşiktaştı, umutları çaldılar, ne kadar lanet ve kirli olduğumuzu anlattılar! sen unuttukça daha da kirleniyoruz, sen unuttukça ve “neden yeter diyorsunuz, takıma dönün bakın takım iyi gidiyor” dedikçe daha beter dibe batıyor denizlerde okyanuslarda kaybolup karaları ıskalıyoruz!

şikeden beterdi bu hile bu oyun bu tezgah! şikecilikten beterdi bu kurulan planlar, örgütlenen çeteler, çalınan umutlar! sen yanlış şeyleri unutmama unutturmama telaşındasın!
gel diyorum halkım, önce içimizdeki kangreni keselim atalım, önce bizim içimizdeki bu kanserli hücreleri ve beynimizdeki bu kocaman tümörü keselim atalım, sen hep unutuyorsun…

Unutma! unutturma! 3 Ekim 2009 Beşiktaş-Denizlispor

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s