Biz Hiç Büyümedik ki..


Turnuvaların vazgeçilmez neşe kaynağı Panini albümlerine yenisi eklendi: 2010 Dünya Kupası Albümü

Euro 96’dan başlamıştık eksikler vardı. Fransa 98’de asıl start verildi Yeniyüzyıl gazetesi ile birlikte verilen çıkartmalar toplandı. Eksikler Panini ile irtibata geçerek 3 gün içerisinde geldi ve ilk albüm başarıyla bitti. Sonrasında 2000 2002 2004 2006 2008.. İlk albümün üzerinden 12 sene geçmiş reklamlarda gördüm 2010 Dünya Kupası albümü diye annemin verdiği ilk tepki aklıma geldi ”defterini kitabını böyle kaplamıyorsun”
Reklamlardan sonra albüm bulundu çıkartmalar alındı efsane başladı. Gördüğümüz her kırtasiye ve kitapçılara soruyoruz, ”Çocukmusunuz ya” bakışlarını görmüyor değiliz hani.
Eee biz hiç büyümemedik ki.

Albüm 2.5 TL
6lı Paketler 1 TL

Eksiklerde fazlalarla irtibatta olalım.

Biz Hiç Büyümedik ki..” üzerine 6 yorum

  1. 2004 baharı, eminönü'ne çevre düzenlemesi yapılıyor tek bir ağaç kondurmadan, az sonrasında da balık ekmekçileri kaldıracaklar. giriyoruz bi oyuncakçıya, topaç istiyoruz, bize eski usul safkan ahşaptan değil de, çevresi allanmış pullanmış, tasması ucuna bağlanmış bir topaç gösteriyorlar. diyoruz bu değil bizim istediğimiz, diyoruz topaç özgürlüktü ama, diyoruz yok mu eski usul bizim topaçlardan? adres veriliyor bize, bulsak bulsak orada bulurmuşuz..
    giriyoruz eminönü'ndeki hanlardan birine, taş binada biraz ilerleyince yere yığılmış 1000(bin) kadar topaç üstüste. içeri başımızı sokuyoruz çuvallarla dolu… diyoruz böyle böyle, aradığımız adam bu… şöyle atıyor elini bir çuvala seçiyor bir tane. diyoruz ip lazım bir de, diyor ki üreticisinde ipi olmazmış, onu da ipi üreten adamdan almamız lazımmış. hafif bıyık altından gülüyorlar bize eminönü esnafı toptancısı imalatcısı oyuncakçısı. onlar içindeki çocuğu öldürmüşler, bizi ise içimizdeki çocuk öldürmüş bu özgür topaç takıntısıyla. cümle alem “büyü” diye baskı yaparken yeni döşenmiş taşların üzerinde, tam üsküdar iskelesinin önünde topaç çeviriyoruz saatlerce… öyle özgürüz, öyle çocuk…

  2. 2004 baharı, eminönü'ne çevre düzenlemesi yapılıyor tek bir ağaç kondurmadan, az sonrasında da balık ekmekçileri kaldıracaklar. giriyoruz bi oyuncakçıya, topaç istiyoruz, bize eski usul safkan ahşaptan değil de, çevresi allanmış pullanmış, tasması ucuna bağlanmış bir topaç gösteriyorlar. diyoruz bu değil bizim istediğimiz, diyoruz topaç özgürlüktü ama, diyoruz yok mu eski usul bizim topaçlardan? adres veriliyor bize, bulsak bulsak orada bulurmuşuz..
    giriyoruz eminönü'ndeki hanlardan birine, taş binada biraz ilerleyince yere yığılmış 1000(bin) kadar topaç üstüste. içeri başımızı sokuyoruz çuvallarla dolu… diyoruz böyle böyle, aradığımız adam bu… şöyle atıyor elini bir çuvala seçiyor bir tane. diyoruz ip lazım bir de, diyor ki üreticisinde ipi olmazmış, onu da ipi üreten adamdan almamız lazımmış. hafif bıyık altından gülüyorlar bize eminönü esnafı toptancısı imalatcısı oyuncakçısı. onlar içindeki çocuğu öldürmüşler, bizi ise içimizdeki çocuk öldürmüş bu özgür topaç takıntısıyla. cümle alem “büyü” diye baskı yaparken yeni döşenmiş taşların üzerinde, tam üsküdar iskelesinin önünde topaç çeviriyoruz saatlerce… öyle özgürüz, öyle çocuk…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s