gücüne güç katmaya gelen kim?

anlamak güç, bu resim neden burada, çözmek sizin için güç tabi…
ilk olarak vikingur takımı internet sitesinden google translate tercümesiyle türkçe yazılmış bir mesaj gönderdi çarşamba sabahı. güzel bir jest, güzel bir “hoşgeldiniz” mesajı. aması yok, teşekkürü ve takdiri hakeden bir hareket sergilediler, inönüdeki maçtan sonra tribünler tarafından alkışlanmalarının boşuna olmadığını gösterdiler.
resmin bir diğer ilginç yanı ise detay gibi görünen noktalarında. arkada yer alan iki pankarta dikkatinizi çekmek isterim.
pankartlardan ilki numaralı tribüne asılmış olan arma aşkına pankartı.
pankartımız inönüdeki maceralarında çok fazla yer değiştirdi ancak son olarak numaralı tribünde, bizim kulübemizin yanında karar kıldık ve uzunca bir süre o noktayı kullandık. daha öncesinde kapalı tribüne, eski açığa astığımız da olmuştu. numaralı tribünün eski açık tarafına da astığımız olmuştu. ancak hem kulübemizin yukarısında olması, hem kameraların çok da görmediği bir yer olduğu için rahatsız edeninin olmaması nedeniyle bu noktaya bağladık sıkıca pankartımızı. yaklaşık bir buçuk senelik bir yolculuğu ve mazisi olan bu pankart daha uzun bir süre tribünlerimizde yer alacak, kovalayacağız, taşıyacağız, lekesiz kirsiz başladık, böyle de devam edeceğiz.
pankart asmanın kuralı raconu adabı şöyledir:
maçtan birkaç gün önce ve hatta haftalar önce stada girersin, pankartının adını kendi adını ve irtibat için telefon numaranı yazarsın, güvenlik personeline selam verdikten ve stad müdüründe desturu aldıktan sonra boş olan bir yere pankartını yerleştirirsin. tutup kapalı ortasına pankart asarsan, oranın sahibi bellidir, pankartın kaldırılıp başka yere taşınırsa ses çıkarmayacaksın, böyle böyle öğreneceksin. veya senin hocan olmuş kişiler vardır, beşiktaş tribününde pankart kovalayan büyüklerin vardır, academy victory gibi, onların takdirine saygın olacaktır! beşiktaşı senden önce senden sağlam senden güzel desteklemiş, pankart kültürünü bu tribünde yaşatan insanlar karşısında önünü ilikleyeceksin, onlardan birşeyler öğreneceksin!
ilk ders: pankart namustur!
haydi diyelim bir cehaletle, bilmediğinden sadece, gözüne kestirdiğin bir yer var; şansına küs ki başka bir pankart asılmış oraya. ya o pankartı birazcık yana kaydırırsın, sadece kendi pankartını sığdırmak için ama pankartın yerini değiştirmezsin. haydi diyelim pankartı yana kaydırdın, yerini değiştirdin, onu öylece bırakmazsın! o pankartın sahibinin o pankartı bağladığından daha sıkı ve daha sağlam bağlayacaksın!
ama sen bu işin adabını terbiyesini bilmiyorsan, gider o pankartı tamamen sökersen, sonra bayağa bir öteleyip pankartın sahibinin beğendiği ve uygun gördüğü yerden çok daha uzağa taşırsan, bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de emanet bağlarsan o pankartı, o pankartın sahibi karşına çıkar, bir güzel sayar söver, ve hatta senin de namusun olan pankartını kendi namusu gibi görmez!
seneler evvel, büyük ve herkesin sevdiği bir grubun pankartını, ait olduğu tribüne asıyoruz. aradan birkaç gün geçiyor, maç günü içeri girip bir bakıyoruz pankart iki büklüm aslımış, üstü kapatılmış, bunu yapan da kim? 3 kişi memleketin ücra bir şehrinden kasabasından nahiyesinden gelmişler, hemşehri olduklarını anlayıp kafa kağıtlarında yazan yeri kocaman pankart yapıp asmışlar. eyvallah, beşiktaş bir semtin bir şehrin takımı değildir ama tribünü de otobüs durağı haline çevirmek de ne kadar doğru? bizce değil! ben bi başıma “kars” diye pankart yapsam, başka birisi “felahiye” yazsa, biri çıkıp “adanılıyık allah adamıyık” yazsa, ne hale gelir ortalık? beşiktaşa dair tek kelimenin olmadığı, herkesin kasabasının şehrinin peşinde koştuğu yıllardı bunlar… neyse sonra kararlar alındı, uygulandı, pankart sayısı bir hayli düşse de insanların aklına beşiktaş geldi, güzel de oldu!
konumuza geri dönelim, pankart asmanın, en azından bizim şimdiye kadar öğrendiğimiz ve büyüklerimizden gördüğümüz adabı etiği ve kurallarından bahsediyorduk?
öğrendiğimiz en önemli kural, birinin pankartına, sadece ama sadece o pankartı düzeltmek için dokunacaksın! nasıl ki senin pankartın senin namusunsa, o pankart da başka birilerinin namusu! sen tutar o pankartı yerinden kaldırır, resimde görüldüğü üzere kendi pankartını gayet güzel layığıyla bağlar, benim pankartımı da benim içime sinmeyen ve sinmeyecek olan bir yere öteleyip, üstüne üstlük bir de resimden de belli olduğu gibi lakayıt ve baştan savma bağlarsan, ben seni ararım, bulurum, bulamazsam namusunun, pankartının yerini bilirim!
bu bir tehdit değil, sakın aman yanlış anlaşılmasın! ben beşiktaşlı adama, hele de geçen sene hentbol maçlarından başlayıp futbol maçlarında da gırtlağım yırtılana kadar söylediğim haykırdığım bağırdığım bir tezahuratın güzel sözlerini yazıp da tribünüme pankart olarak asan adama ne kin beslerim ne düşmanlık, ne de tehdit ederim! düşüncesini takdir eder, onun pankartını da ondan öte sahiplenirim!
ama sitem hakkım var değil mi? be güzel kardeşim, sen her kimsen; diyelim pankart asmanın adabını edebini bilmiyorsun, bari öğren! efendi gibi, ben gitmeden önce gidip pankartımı düzelt, güzel bir yere as değil mi? benim namusum olan pankartıma böyle muamele etme hakkını sana kimse vermedi! sen de metrelerce pankart yaptırdım, başka yere sığmaz mantığıyla hareket ediyor olabilirsin, ama yanılıyorsun! benim pankartımı astığım ama senin sonradan gelip gasp ettiğin yerin tam simetriği bomboştu! oraya assaydın pankartını?
belli ki “gücüne güç katmaya geldik” yazılı pankartı asan her kimse (kenarında köşesinde imza da yok ama elbet stad güvenliğinde kime ait olduğu yazılı kayıtlı) belli ki ve çok aşikar ki pankart asmanın adabını terbiyesini edebini ve kültürel kurallarını adetlerini bilmiyor. cehalitidir amenna, bilmemek ayıp değildir öğrenmemek ayıptır! biz de gençliğimizde küçüklüğümüzde bu tip basit ve çirkin hatalara düştük. bunlar yazılı kurallar değil ki, herkes düşebilir. belli ki bu arkadaş da bu hataya düşmüş. umarım gidip efendi gibi pankartımızı düzeltir, kendi pankartına düzgün bir yer bulur, ve o güzel panakrt seneler boyunca farklı şekillerde de olsa bu tribünlerde asılı durur! ve umarız ki bu arkadaş gibi diğer arkadaşlarımız da bu konuda biraz daha bilgi ve fikir sahibi olurlar, “pankart namustur, pankart kültürdür” lafını düşünüp ona göre hareket ederler…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s