göt korkusu sarmış dört bir yanımı

“Bu konuda bana talep geldi, ben de aday olup hesap soracağımı söyledim ama sonra beni seçmediler”
 m.aksu

“Artık Demirören dönemi kapanmıştır. Kendisi federasyon başkanıdır. Kongredeki rakibimiz Fikret Orman’dır. Bir hesap sorulacaksa, hesap soracağım deyip sormayandan soracağız”
m.aksu

“Nihayetinde Yıldırım Bey de doğru yapmıştır, yanlış yapmıştır, bunları zaten tartışıyoruz. Ortada bir hesap varsa oturup bunu Yıldırım Bey ile tatlı bir şekilde konuşuruz. Varsa bir hesap, oturup Yıldırım Bey ile hallederiz”
s.adalı

kısa ve öz: demirörenden bu adamların bu kadar korkmasının nedeni nedir? beşiktaşa yaptıkları malum olan bu şahısların amacı ve maksadı nedir?
murat aksu, yıldırım demirören karşısında seçime girdiği zaman kendi hür iradesi ve fikirleriyle değil, camianın baskısıyla demirörenden hesap soracağını ancak seçilmediğini söylüyor. yani şunu demek istiyor, kendisinin demirörenden hesap sormak gibi bir niyeti hiçbir zaman olmadı, camianın baskılarıyla bu söylemlerde bulundu.
özür dileseymiş keşke demirörenden? “abi ben iyiyim de çevrem kötü” deseymiş? affet beni yıldırım başkan deyip elini eteğini öpseymiş?
gerçi camia baskılarıyla hesap sorma söylemlerinde bulunup sonra çark eden fikret orman’dan ne farkı var?
bununla birlikte hiç edilen tarih, dolandırıcılık ve sahtecilik düzeyinde yapılanları oturup demirörenle tatlı tatlı konuşacak kişinin ben aklından şüphe ederim!
bütün bunlardan daha elim daha vahim olmak üzere: “aklanın da gelin” denilen bir kişinin henüz aklanmadan başkanlığa aday olması pişkinlik ötesindedir. adalete güvendiğini söylemiş serdal adalı, hangi adalete güveniyor? o adaletin o süreci nasıl işlettiğinin farkına varamıyor mu? kendisine istediği kadar güvensin, inansın; bunu kendisinden başka kaale alan olabilir mi?

mevcut başkan adaylarından hiçbirisi birbirinden farklı değil.
vizyonu ve projesi olmayan fikret orman, lekesi üzerinde serdal adalı, ve geçmişin muhalifi bugünün demirörencisi murat aksu. hepsini de sarmış bi korku…

seba neden seba’ydı? ciğersiz değildi de ondan…

ve maalesef beşiktaş kongresinin de hali ortada!
o yüzden, imkanı olanlar, fikri hür vicdanı hür olanlar beşiktaş kongresinde yer alsın. amaç temizlikse önce bu korkaklardan kurtulmak gerek, bunun için de kongrede fikri hür vicdanı hür insanlar gerek…
böyle gelmiş böyle giderse bu kulübün kapısına kilit vurulur!

korktuğunuz şey yıldırım demirören gibi beşiktaş hainleri ve onun şakşakçı adayları değil, beşiktaşın batışı olsun!

let the power be with you!

bu arada: tarihi eserleri çanak çömlek diye nitelendirip, taksim parkı mevzusunda “tarihe sahip çıkıyoruz” diyerek tarihi avm‘leri inşaa eden (bu kişiler demirören’in avm yapmasına da olanak sunmuşlardır), şehrin nadide parklarından birindeki ağaçları deviren, şehrin ormanlarını köprülere kurban veren ayran kafalılardansa, şu memleketin bütün ayyaşlarının kusmuklarını tercih ederim! iğrençsiniz i…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s