kara göründü kaptan, takke düştü kel göründü kaptan!

– kara göründü mü?– he ya la! kara göründü!– ulan sormasak söyleyeceğin yok…– yok be vallahi denk geldi… siz sormasanız söyleyeceğimiz yok, hoş söylesek tesiri mi var, kendi içimizde fuzuli isyanlarımız, sussak gönlümüz mü razı?kopardılar bizden kara kara parçalar, karadan çok uzakta adalara bıraktılar. yerimizden yurdumuzdan, eşimizden dostumuzdan ayırdılar; biz vurulduk ve sen unuttun bizi…

Bir varmış bir yokmuş..

Günler geçmiş, devran gerçekten de dönmüş. Olanlar unutulmuş; sınırlar çizilmiş… “Sen alttasın; sen üsttesin”… Herkese bir mekan verilmiş; herkes sus payını almış ve susmuş. Koca bir seçim geçmiş. Değişense kocaman bir hiç olmuş. Onca yakarış boşlukta kaybolmuş; artık yankısı bile duyulmaz olmuş. Bir varmış, bir yokmuş; aslında hem varmış hem de yokmuş. Tüm tribün takıma…

Bir varmış bir yokmuş..

Günler geçmiş, devran gerçekten de dönmüş. Olanlar unutulmuş; sınırlar çizilmiş… “Sen alttasın; sen üsttesin”… Herkese bir mekan verilmiş; herkes sus payını almış ve susmuş. Koca bir seçim geçmiş. Değişense kocaman bir hiç olmuş. Onca yakarış boşlukta kaybolmuş; artık yankısı bile duyulmaz olmuş. Bir varmış, bir yokmuş; aslında hem varmış hem de yokmuş. Tüm tribün takıma…

iyi ki doğmuş sevdiğim!

Beşiktaş- B maçından 1 gün önce.. Beşiktaş-J maçından 9 saat sonra.. BEŞİKTAŞ-K maçının 03. dakikasında.. Olaylar bu şekilde konuşlanır hafızama. Çünkü beynimin kıvrımlarında koca çınarımızın her bir yaprağının izi mevcut. Ve tarihler yer bulacaksa kafamda dinlenmeli bu çınarın altında, gölgesinde serinlemeli bir süre, daha sonra çınarın kökünden yapraklarına doğru uzun bir yolculuğa çıkmalı; onu beslemeli..…

Halkın Takımı

uğur meleke’nin bugünkü yazısından sonra lafa devam edelim istedim.“………bütün bu endüstri endüstri diye konuşa konuşa bitiremediğimiz büyük laflar, pasta içindeki payı çok küçümsenen “taraftar” olgusuna yüzde yüz bağımlı ve tek başına varlığını sürdüremeyecek kadar da zayıf laflar…O yüzden Beşiktaş tribünlerinin, takımları güzel oynuyorken, galipken, hatta tam harika bir gol atmışken “Demirören yeter” diye bağırması üzerine…

seni sevmeye cesaretim yok!

sevdiğim hiçbir şey mutluluğuma dair olamadı… ben hep mağlup ben hep yenik ve ben hep bitik, bir bulutun gri şehirden ayrıldığı gibi güneşim açamadı…ve benim bu gece özgürlüğe dair hayallere cesaretim yok…ah bu geceler ve ah bu cesaret edemediğim özgürlük düşlerim… beni bunlar öldürecekler! bunlardan büyük kanser yok beynimin içinde…ömrümün yarısı boyunca tek bir kişiyi…

Gidenler de Gelirler Birgün

Gelenler varmış uzaklardan,bir köyde yaşayan,Beşiktaş’ı gazete sayfalarından başka sadece aidatlarını ödeyenler aldıysa eğer paralı decoderlarda görebilen.Bir de adam varmış onları sahip sanan ve bu yüzden uğruna secdeye yatan,geldiklerinde önüne kırmızı halı seren,5 yıldızlı otellerin en kral odalarında ağırlayan,aman sahibin ayağındaki çarıklara çamur bulaşmasın diye Pazar günü,Akatlar’da ki kongreye İstanbul’un merkezlerinden servis kaldıran. Gidenler var birde…

Bu oyunu bozmak lazım!

Seçime siyaset karışmış sistematik bir şekilde bir köy tümden kulübe üye yapılmış. eş dost neyin nesi kim olduğuna bakılmadan kulübe üye yapılmış. fb li gsli Beşiktaşlılık’tan uzaktan yakından alakası olmayan değil stada salona maça gelmek Beşiktaş’tan bi haber kişiler kulübe üyeymiş. blok oylar söz konusuymuş ve Beşiktaş’ın sahibi kongre üyeleriymiş! (13bin kişi! o zaman hali…

mevsimin acı gerçekleri ve ilk kar yağışı

yağmurdan ağırlaşan giysiler ve ayakkabılarla girdiğimiz tribünde parlayan bir sahayla karşılaştık ki futbolcularımız da sanırım ayaklarına top gelince bu durumu anlayabildiler. ilk dakikalarda sanki yağmur yağmamış, top ve saha ağırlaşmamış gibi davranan takımımıza hızlı bir atakta o yapışkan topu kanattan taşımayı becerebilen hızlı bir oyuncu rakibin gölünü hazırladı.tribünden göründüğü kadarıyla maçın en kritik adamı hakemdi.…

En Büyük Beşiktaşlı

ulu önderimiz hakkındaki aslında bizim takımı tutardı aslında şu takımı tutardı iddialarına son zamanlarda galatasaray lisesi yetkililerinin açıklamalarının da katılması üzerine mehmet demirkol bugünki milliyet gazetesindeki yazısında bu konudaki fikirlerine yer vermiş: “………..Atatürk takım tutmazdıAtatürk’ün Galatasaray Lisesi’ni, Fenerbahçe ve Beşiktaş Kulüpleri’ni ziyaret etmesi, Kızılay’ı ziyaret etmesinden farklı değildir. Vefa Lisesi için “Vefalılık Türklük şiarındandır” dediği…