hele bir gelin…

tribün kültürünün ara geçiş evresi falan değiliz, centilmenlik örnekleriyle de dolanmıyoruz etrafta. catışmalardan sıyrılmış kişiler olarak nerde bir kargaşa olsa hemen içine dalmaktansa etrafta mağdur veya mazlum duranları koruma kollama derdine düşeriz.
amatörlerin ekipler amiri değiliz, sevda bir yerde de aşk demişiz; efendi gibi maçlarımıza gideriz. bunların çeteresini tutma veya reklamlar uğruna paralar savurma derdinde değiliz, önce beşiktaş sadece beşiktaş demişiz.
tribüne yeni sesler yeni soluklar yeni hevesler katarken geleneklere sahip çıkmaktır felsefemiz. kumaş pankarttan brandaya geçerken özür borcu olan bu insanlar beşiktaş tribünlerinin sayılı kareografilerinden birkaçına imza atmış kişilerdir.
pankartı dikip seneler sonra meyvasını toplama derdinde değiliz, sesimizin ulaştığına derdimizi anlatmaktır niyetimiz.
efendi gibi maçlarımıza gidelim, akıllı uslu takımımızı destekleyelim hakkımız yenmedikçe de apaçilik peşinde koşmayalım diye uğraşıyor olmamız, kurguladığımız ütopyada yıkımlar arasında kalacağımız manasına gelmesin.
karşımıza çıkan herkesin iyi niyetli olduğunu varsaymamız bu varsayımları teker teker çürütemeyeceğimiz manasına gelmesin.
maça girersin, kolunun altında pankart vardır. polis arar üstünü başını amenna dersin, görevidir.. pankartı aç bakalım der, açarsın, işleyiş böyledir. amirine anons eder, onay alırsa yol verir geçersin… kulübün güvenlik görevlisi gelir, pankartı açtırır. görevliymiş, görevi bu olsa gerek dersin, açarsın pankartı. amirine anons geçer, tamam denirse yol verir devam edersin…
ama memlekette kraldan çok kralcı, işten çok işgüzar vardır.
pankartı astığın yeri beğenmez, pankartın başındaysan kaldırtır, sen yoksan kendi hallenir pankarta. neden? reklam panosunu kapatıyordur, rakibi rahatsız ediyordur, altında sipariş bir yönetim bildirisi vardır vesaire… iyi niyetlidir sanarsın pekala dersin. gösterdiği yere asarsın.
veya kafasına eser gelir öylesine kurcalar, aldığı emirler doğrultusunda pankartı astırmamak adına her türlü yetki kendisinde zanneder… eyvallah dersin, gülersin, geçersin…
sonra birgün gelir, egolarını seninle tatmin etmiş olan o güvenlik, o amirler, o salon müdürleri misafir ağırlama telaşına düşerler! işte iyi niyetlerini de sen bu günlerde sorgularsın bu kişi kurum ve kuruluşların.
galatasarayın yöneticisi gelir, senin her zaman durduğun tribünden seni attırır! bunu beşiktaşın salonunda yapabilir o yönetici. boyun eğerler… hadi dersin, iyi kötü hukukumuz var, eyvallah dersin…
fenerbahçeliler gelirler, deplasman tribününden hariç, güvenlik bakımından mantığı ve izahı olmayan bir baş köşeye kurulurlar. reklam panolarının üzerine istedikleri pankartı asarlar, bu esnada sen binbir yasak altında kıvranır durursun. salonda para verip biletini alan ve efendi gibi maçını seyreden bir tek sensindir…
ama bardak dediğin bir yere kadar dolar… o eski çamlar bardak oldular diye, kıymıkları saplanmaz mı sandınız?
fenerbahçe taraftarının ve galatasaray yöneticilerinin muazzam yerlerini muazzam isteklerle muazzam bir şekilde yalayan güvenlik personeli, yöneticileri ve salon müdürleri: tükürdüklerinizi de yalayacaksınız!
hele bir gelin tribünün burasında duramazsınız diye, hele bir gelin bu pankartı asamazsınız diye, hele hele bir gelin buraya pankart asamazsınız diye… hele bir gelin, o boyun eğen, eyvallah diyen, fantastik emirlerinize pekala diyen taraftarı ne kadar çileden çıkardınız hele bir gelin de görün!
yıllarca taraftar üzerinden egolarınızı tatmin ettiniz, fenerbahçe taraftarına ve galatasaray yöneticisine boyun eğdiniz… şimdi kim kime boyun eğiyor, hele bir gelin de görün!
şu zamana kadar niyetinizden şüphe duysak bile ses etmedik, sesimizi yükseltmedik. ama sizin niyetiniz bizlere işkence çektirmekmiş, beşiktaşın akatlarda desteklenmesini elden geldiğince engellemekmiş. hiç öyle güvenlik kulüp falan diye de itiraz etmeyin! verin istifalarınızı defolun gidin! başbakan falan olun öyle tatmin edin egolarınızı! hem öyle mevkilerdeyken fenerbahçe taraftarını ve galatasaray yöneticilerini daha iyi kayırırsınız…
yakında maç var akatlarda… eldeki bütün pankartlarla gelip reklamları kapatmazsam, karşıma çıkanla en ateşlisinden kavgama girişmezsem… varsın sabıkamda yer edinsin! umrumda değil! zulmünüzden bıktım usandım!

hele bir gelin…” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s